3. SINIFLAR için 5 KİTAP TAVSİYESİ

1. DEDEM BİR KİRAZ AĞACI
Resim
İtalyan edebiyatının güçlü yazarlarından, Hans Christian Andersen Ödülü sahibi Angela Nanetti’nin tüm dünyada çok sevilen romanı sevginin büyülü sarmallarında dolanan bir çocuğun aile büyükleriyle yaşadığı sıcaklığı, taşra yaşamının sevecenliğini yansıtıyor. Ölüm gibi zor bir temayı çocuk gerçekliğine taşıyan roman, insanı doğadan koparıp, kendisine yabancılaştıran kent yaşamı üzerine de düşündürüyor. Küçük Tonino’nun aile büyükleriyle ilgili duygularını onun dilinden şiirsel bir gerçekçilikle aktaran roman, çağdaş çocuk edebiyatının klasiklerinden kabul ediliyor.

Konu Özeti
Tonino, köyde yaşayan dedesiyle anneannesine düşkün bir çocuktur. Onların köydeki sevgi ve eğlence dolu yaşamı, Tonino için anne babasının baskısından uzak, özgür günler anlamına gelmektedir. Annesi doğduğunda dedesinin dikmiş olduğu kiraz ağacı Felice ve anneannesinin beslediği akıllı kaz Alfonsina, Tonino için çok özeldir. Hele, yaşamındaki önlenemez değişiklikler, Felice ve Alfonsina’ya yepyeni bir gözle bakmasına neden olacaktır…

2.BİR ŞEFTALİ BİN ŞEFTALİ
Resim
Samed Behrengi’yi kim sevmez ki. Onu, dünyanın dört bir yanında büyük yankılar uyandıran, iki de büyük ödül kazanan Küçük Karabalık adlı kitabıyla tanımıştık. Bir Şeftali, Bin Şeftali de onun en güzel kitaplarından biri. Bu küçük öyküde iki küçük yoksul çocuk var: Ali ile Mehmet. Ama öykünün asıl kahramanı, dalından kopmuş dünya güzeli bir şeftali. Samed Behrengi, öyle uygun görmüş, şeftali’yi konuşturmuş bu kez. Toprağın altında kalın kabuklu bir çekirdek olarak nasıl uyuyup beklediğini, mevsim bahara dönüşünce nasıl çekirdeğin kabuğunu ikiye ayırıp içinden filizlenip boy attığını, sonunda toprağın üstüne çıktığını, ağaç olabilmek, meyve verebilmek, özellikle Ali ile Mehmet yesinler diye, dünya güzeli şeftalilerle dallarını süslemek için nasıl çabaladığını ilgiyle okuyacaksınız. Sonra bu güzel şeftali ağacının bir de küsüşü var. Yok, öykünün bütününü anlatmamızı beklemeyin. Açın, okuyun. Çok seveceğinizi umuyoruz.

3.VAPURLARI SEVEN ÇOCUK
Resim
Cesur bir çocuğun kentsel değişime
karşı koyma öyküsü.
Güneşi Bile Tamir Eden Adam, Alaaddin’in Geveze Su Boruları, Kedilerin Kaybolma Mevsimi gibi kitaplarını tüm çocukların severek okuduğu, ülkemizin tanınmış mizah sanatçısı Behiç Ak’ın “Gülümseten Öyküler” dizisinin dördüncü öyküsü İstanbul’da, Boğaziçi’nde geçiyor. Sanatçı, yine günümüzün tartışılan sorunlarından birini, çarpıcı bir anlatımla kaleme aldı. “Gelişim” adına değişip metropolleşen kentte, betonlaşmanın insanlar üzerindeki etkilerini güçlü bir gözlemle kurgulayan Ak, insan ve yaşadığı çevre arasındaki ilişkiyi duru bir üslupla, gülümseten desenlerle anlatıyor. Çok ödüllü sanatçının öteki kitapları gibi bu kitabını da, çocuklar kadar yetişkinler de severek okuyor.

Konu Özeti
Kardeşi Emre ve olağanüstü bir masal anlatıcısı olan annesiyle birlikte bir Boğaziçi mahallesinde yaşayan Fırat, tatil günlerinde o çok sevdiği minik Boğaz vapuruna binip karşıya geçer, balon satardı. Mahallede yüz yıllık ahşap bir yalıda oturan Meliha Hanım’sa, komşularını sık sık evine davet eder, hep birlikte gülüp söylerlerdi. Ama Meliha Hanım’ın bir gün yalıdan taşınmak zorunda kalmasıyla mahalle değişmeye, güzelliklerini teker teker yitirmeye başladı. Minik Boğaz vapuru da seferden kaldırılınca, Fırat kolları sıvaması gerektiğini anladı…

4.AĞAÇTAKİ EV
Resim
Ağaç tepesinde yeni bir yaşam, huysuz bir komşu ve tuhaf olaylar…
Sosyal sorunları sıradışı bir hayal gücü ve masalsı bir mizahla ele alan, İtalyan çocuk edebiyatının klişelere düşman yazarı Bianca Pitzorno ilk kez Türkçe’de. Biri çocuk diğeri yetişkin iki insanın şehirden uzak ama sevdiklerine yakın yaşamını anlatan bu sıradışı roman, insanlarla iç içe yaşamaktan bıkıp da kırsalda huzur arayan günümüz insanına büyülü bir gerçeklikle bakıyor. Canlıların bir arada yaşama durumunu hem karikatürize eden hem de sıradan durum ve diyaloglarla kurgulayan Pitzorno, insanın yaşadığı doğayı değiştirici özelliğine vurgu yapıyor, toplumsallaşan bireyin doğadan kopuşuna eleştirel bir gözle yaklaşıyor. Hayvanların uyum sağlama yetileriyle, insanların bulundukları ortamları uyarlayıcı yönleri arasında mizah dolu bir zıtlık yaratan kitapta, uçan köpekler, konuşan kediler, miyavlayan bebekler, etobur bitkiler, usta sanatçı Quentin Blake’in neşeli desenleriyle canlanıyor.

Konu Özeti
Aglaia da, Bianca da şehirde apartman dairesine tıkılı yaşamaktan sıkılmışlardı. Aglaia sekiz yaşındaydı, Bianca ise bir yetişkindi. Kocaman bir meşenin dallarında kendilerine sıcak bir yuva kurdular ve kedileri Mürdüm’le birlikte keyifli bir yaşama başladılar. Ağaçtaki evi başka bilen yoktu. Daha doğrusu, onlar öyle sanıyordu. Ağaca ne zaman yerleştiği bilinmeyen tuhaf komşuları Çalçene Boşboğaz Bey’le tanıştıkları gün, huzurlarını kaçıran olaylar da başladı…

5.YAĞMURLA GELEN
Resim
Çocuk gözleri neler neler biriktirir şu hayatta?

Yaşar Kemal’den: Yağmurla Gelen.

“Yağmurla Gelen”, açlığın, kimsesizliğin, korkunun, kâbusların koynundan çıkmanın, direnmenin, inat etmenin, sokakların diliyle yoğrulan bir çocuğun hayatını anlatıyor… Dünyaya bir kez Muhterem Yoğuntaş’ın gözlerinden baktıktan sonra, o dünya bir daha asla eskisi gibi olmayacak…

“Yağmurla Gelen”, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal’den hayata tutunmak, kök salmak isteyen bir çocuğun, Muhterem Yoğuntaş’ın belleklerden silinmeyecek hikâyesi… Daha önce, “Çocuklar İnsandır” kitabında yayımlanan bu hikâye, şimdi de YKY’nin Doğan Kardeş dizisinden Mustafa Delioğlu’nun resimleriyle yayımlanıyor.

 

Similar Posts

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *